Ayarları doğrulayın
Anasayfa / İİBF / Siyasi Tarih I : Modern Avrupa’nın Doğuşu

Siyasi Tarih I : Modern Avrupa’nın Doğuşu

Siyasi Tarih I Türkçe Konu Anlatım

Siyasi Tarih I Dersi Hakkında

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde ana ve temel derslerden biri olan Dünya Siyasi Tarihi, günümüz siyasetinin ve dünya düzeninin arka planını bilmek ve yorumlamak açısından elzemdir. Genellikle 2 bölümden oluşan bu ders Siyasi Tarih I ve Siyasi Tarihi II olarak sınıflandırılır. Siyasi Tarih I, Westphalia Antlaşması’nı baz alarak 20. Yüzyıl’ın yani 1900’lerin erken dönemlerini ele alırken, Siyasi Tarih II dersi ise 1900 ve sonrasını kapsayan dönemi ele alır. Bu yazı dizisinde, Siyasi Tarih I dersimize ait konuları özet olarak anlatmaya çalışacağım. Bugünkü konumuz Modern Avrupa’nın Doğuşu : Coğrafi Keşifler, Rönesans ve Reform.

siyasi_tarih_1
Fransız İhtilali

      Modern Avrupa’nın Doğuşu : Coğrafi Keşifler, Rönesans ve Reform

Coğrafî Keşifler, 15. ve 16. yüzyıllarda Avrupalılar tarafından yeni ticaret yollarının bulunması amacıyla başlatılan,  yeni okyanusların ve kıtaların bulunmasıyla gerçekleşmiş olan keşifleri ifade eder.

Osmanlı İmparatorluğu’nun İpek ve Baharat Yolları’nın(Asya’dan Avrupa’ya ticaret amaçlı kullanılan yollardır) kontrol etmesi 14. yüzyıllara dayanır. Bu ticaret yollarının Osmanlı’nın elinde olması Avrupa’nın elini kolunu bağlamaktaydı. Çünkü hem Osmanlı’ya ödenen gümrük vergileri sebebi ile ekstra masraflar hem de malları yüksek fiyattan almaları Avrupa devletlerini adeta bağımlı hale getirmişti. Bu durum da onları farklı yollar aramaya sevk etti. Özellikle 1453’de İstanbul’un fethedilmesi hadisesi sonrasında Avrupalı gemicilerin bu yöndeki çabaları arttı. Avrupalı ülkelerin bunu yapabilme kabiliyetinde yegane sebepler bilimsel ve teknik alanda ilerlemeler(pusulanın bulunması, güçlü gemilerin inşası), dünyayı tanıma ve dini yayma çabası, kralların bu keşif adımlarını teşfik etmeleri etkili olmuştur.

Kim Nereyi Keşfetti ?

İngiltere, Portekiz, İspanya, Hollanda ve Fransa ülke bazına Coğrafi Keşifler’in önde gelen ülkeleridir.

  • 1487 yılında Portekizli Bartelmi Dias Afrika’nın güney ucuna ulaşarak Ümit Burnu’nu buldu.
  • 1492 yılında İspanyol Kristof Kolomb, Atlas Okyanusu’nu aşarak Amerika Kıtası’nı buldu. Ancak burasını Hindistan zannediyordu.
  • 1498 yılında Portekizli Vasko do Gama Ümit Burnu’nu dolaşarak Hindistan’a vardı.(Portekiz’in Hint Okyanusu’na hakimiyeti ve bu bölgede Osmanlı ile rekabetleri başladı.)
  • 1507 yılında İtalyan gemici Ameriko Vespuçi, Amerika’nın Hindistan değil yeni bir kıta olduğunu dünyaya ilân etti ve kıtaya onun adı verildi “Amerika”.
coğrafi_keşifler_haritası
Coğrafi Keşifler Haritası

      Coğrafi Keşifler’in Sonuçları Neler Oldu?

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, yüzyıllardır ‘Doğu’dan geri kalan ve kendi içlerine mücadeleye giren Avrupalılar’ın dünya sahnesindeki ilk büyük atılım olarak Coğrafi Keşifleri gösterebiliriz. Bu keşifler aslında bugünkü dünya haritasının oluşmasında çok önemli bir role sahiptir. Ekonomik ve refah anlamında Avrupa’nın şaha kalkmasına sebep olurken, Osmanlı için hiç de iyi sonuçlar doğurmamıştır. Ayrıca bu ekonomik şaha kalkma ve yeni topraklar elde etme hırsı, Avrupa’daki yarışı kızıştıracak, ve  ‘sömürgecilik’ dediğimiz, sonuçları günümüze kadar gelen bir rekabet sarmalına sebep olacaktır.

  • Avrupalı’lar yeni ticaret yolları keşfetmişlerdir.
  • Yeni keşfedilen yerlerde koloniler ve sömürgeler kurarak hakimiyet alanlarını genişletmişler ve oranın ekonomik kaynaklarını ülkelerine götürerek kullanmışlardır.
  • Avrupa’da brujuva(ticaret ile uğraşan) sınıfı zenginleşti. Soylular eski güçlerini kaybettiler.
  • Keşfedilen yerlere Avrupa’dan göçler olmuş ve Avrupa kültürü yayılmıştır. Amerika kıtasına olan yeni göçler bugünkü Amerika’nın temelleri oluşturur. Ayrıca Coğrafi Keşifler vesilesiyle Amerika kıtasının eski bir medeniyet merkezi olduğu öğrenildi.(Inca,Aztec kavimleri)
  • Zenginleşen Avrupa’da Rönesans Hareketleri desteklendi ve Rönesans’ın doğmasına ortam oluştu.
  • İpek Yolu, Baharat Yolu ve Akdeniz ticaret yolları eski önemini kaybetti.
  • Ticaret yollarının farklı yerlere kayması sonucu Osmanlı İmparatorluğu büyük bir kayba uğradı. Çünkü Avrupalı’lar artık Osmanlı üzerinden ticaret yapmak zorunda değildi.

Not1: Coğrafî Keşifler, evrenseldir, tüm dünya haritasını ve demografik yapısını etkilemiştir.

Not2: Az önde bahsettiğimiz Akdeniz ticareti, Coğrafî Keşifler sonucunda önemini kaybetse de  1869′da Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla bu limanlar yeniden önem kazanmıştır.

Kim Nerede Hakimiyet Kurdu?

sömürgecilik_haritası
Sömürgecilik ve Koloni Haritası

     Portekiz: Güney Amerika’nın doğu kıyıları ve bugünkü Brezilya, Batı Hindistan kıyıları, Endonezya bölgesinde küçük noktalar,

     İspanya: Güney Amerika’nın doğusu, Orta Amerika, Meksika, Karayipler, Filipinler, Afrika’da bazı kıyılar.

     Fransa: Kuzey Amerika, Doğu Hindistan Kıyıları, Güney Amerika ve Doğu Afrika’da birtakım kıyı bölgeler ve Karayipler.

     İngiltere: Kuzey Amerika, Doğu Afrika kıyıları, Hindistan kıyıları, Güney Amerika’da küçük kıyı bölgeler.

     Hollanda: Endonezya bölgesi.

Coğrafi Keşifler’den bahsettikten sonra şimdi de  Rönesans ve Reform Hareketleri’ne geçelim.

 Avrupa’da Rönesans

Rönesans ‘Yeniden Doğuş’ anlamına gelir. Temelinde aklın ve bilimin kullanılması, özgür düşünce ve hümanizm vardır. 15 – 16. yüzyıl İtalya’sında başlamıştır. Klasik eski Yunan filozof ve bilim insanlarının eserlerinin tercüme edilmesi ile akli ve ilmi düşünme güçlenmiştir. Floransa, Venedik gibi şehirler bu konuda öncülük etmişlerdir. Rönesans ile Avrupa’da sanat, bilim, kültür ve din anlamında değişimler yaşanmış, evrensel olarak da tüm dünyayı etkileyen hümanizm gibi kavramlar ortaya çıkmıştır. Coğrafi Keşifler ve ekonomik faaliyetler artmış, toprak üzerindeki kölelik sistemi paralı işçiliğe dönüşmeye başlamış, kilisenin mutlak düşüncelerinin yerini daha farklı ilmi ve kültürel aktiviteler almıştır. Yeni icatların önü açılmış ve Avrupa’da değişim başlamıştır. Rönesans’ın İtalya’da başlamış olmasının temel sebeplerinden birisi İstanbul’un fethedilmesi sonrası Bizanslı bilim insanlarının İtalya’ya geçmiş olmasıdır. Antik Yunan ve Roma kültürünün adeta bir tarihsel miras sentezi olan Bizans’ın yıkılmasından sonra bilim insanlarının İtalya’ya göçerek orada faaliyetlerine devam etmeleri Rönesans için uygun bir zemin hazırlamıştır.

     Rönesans’ın Sonuçları

  • Avrupa ülkelerinde bilim, sanat, edebiyat alanlarında yeni bir dünya görüşü ortaya çıktı.
  • Skolâstik düşünce yıkıldı. Düşüncede serbest bir ortam doğdu.
  • Deney ve gözleme dayanan pozitif düşünce ortaya çıktı.
  • Kilise zayıfladı. Bu durum Reform Hareketlerini başlattı.
  • Bu döneme kadar bilim, sanat ve medeniyet alanlarında İslam Ülkeleri öncülük yaparken, Rönesans hareketleriyle Avrupa Ülkeleri öne geçti.
  • Avrupa’da insan faktörü öne çıktı. İnsanlar kendi haklarına sahip çıkmaya başladılar.

Reform Hareketleri

Katolik Kilisesi’nin bozulması ve dini amaçlardan uzaklaşması üzerine 16. yüzyılda Almanya’da başlayarak diğer Avrupa Ülkelerine yayılan dini alandaki yeniliklere Reform denilmiştir.

reform_hareketleri
Reform Hareketleri

     Reform Hareketleri’nin Sebepleri 

  • Katolik Kilisesi’nin bozulması ıslahat fikirlerinin yayılması.
  • Hümanizm’in yayılması sonucu dinin temellerine ve kaynaklarına inilmesi.
  • Matbaanın yaygınlaşması sonucu okuma oranının artması be kilisenin sorgulanmaya başlanaması.
  • Rönesans hareketlerinin etkisi.
  • Almanya’da prenslerin dinde yenilik hareketlerini desteklemesi.

1517’li yıllarda Reform düşüncesi Almanya’da Martin Luther tarafından ortaya atıldı. Sonunda Luther’in görüşleriyle Protestanlık mezhebi doğdu. Protestanlar ve Katolikler arasında mücadeleler Ogsburg Antlaşması ile sona erdi (1555). Buna göre; Protestanlık Mezhebi ve Kilisesi kesin olarak kabul edilmiştir.

Alman prensleri istedikleri mezhebi seçme ve kendi topluluklarına kabul ettirme konusunda serbest oldular. Prensler, kendi ülkelerinde din işlerinin mutlak hâkimi haline geldiler. Prenslerin mezheplerini kabul etmeyen Almanların başka yerlere göç etmesine izin verildi. Almanya’da başlayan Reform hareketleri İngiltere, Fransa, İsveç, Norveç ve Danimarka gibi ülkelere de yayılmıştır.

Reform’un Sonuçları

  • Avrupa’da mezhep birliği bozuldu. Katolik ve Ortodoks Mezhepleri yanında Protestanlık, Kalvenizm ve Anglikanizm mezhepleri ortaya çıktı, mezhepler arasında çatışmalar başladı.
  • Din adamları ve kilise, eski itibarını kaybetti.
  • Katolik Kilisesi, kendisini yenilemek ve düzenlemek zorunda kaldı.
  • Eğitim-öğretim faaliyetleri kiliseden alınarak laik bir eğitim sistemi kuruldu.
  • Katolik Kilisesi’nden ayrılan ülkelerde kilisenin mallarına ve topraklarına el konuldu.
  • Papa ve kilisenin Avrupa Ülkelerinin kralları üzerindeki etkisi sona erdi ve Avrupa’da siyasal bölünmeler yaşandı. Çünkü Ortaçağ’da Papa, Avrupa krallarına taç giydirerek onların krallıklarını onaylıyor ve yönlendirebiliyordu. Papanın bu gücü kaybetmesi, Haçlı Seferleri’nin düzenlenmesini engellemiştir.
  • Katolik kalan ülkelerde yeni mezheplerle mücadele etmek amacıyla Engizisyon Mahkemeleri kuruldu.
  • Protestan krallar ve prensler, din işlerinin mutlak hakimi oldular.
  • Reform hareketleri, Avrupa’yı siyasi yönden zarara uğratmıştır. Şarlken’in Osmanlı Devleti üzerine yapmayı planladığı Haçlı Seferi bölünmelerden dolayı gerçekleşmemiştir.
  • Mezhep savaşları, Osmanlı Devleti’nin Avrupa’da ilerlemesini kolaylaştırmıştır.

Genel Sonuç

Coğrafi Keşifler ile beraber Avrupa’nın yeni ticaret yolları bulması onların Doğu’ya olan bağımlılığını azaltarak ekonomik anlamda güçlenmelerini sağladı. Yeni koloniler ve yaşam alanları kurarak hakimiyetlerini genişlettiler. Refah seviyelerindeki artış Avrupa’nın kültürel ve sosyolojik yapısına da etki etti. İtalya’da hümanizm ve özgür düşünce ile başlayan Rönesans hareketleri ile beraber sanat,kültür,felsefe,mimari ve matbaa gibi alanlarda yaşanan gelişmeler tüm Avrupa’yı sardı. Bu özgürlükçü,bireyselci ve okuma yazmanın arttığı ortamda kilisenin otoritesinin sorgulanması ile beraber Almanya’da Reform Hareketleri başladı. Bu Reform Hareketleri ile beraber Protestan mezhebi oluştu, Katolik Kilisesi ve din adamları eski otorite ve itibarlarını kaybettiler. Bu otorite kaybı da Engizisyon Mahkemeleri’nin kurulmasına vesile oldu. Yeni oluşan mezhepsel ayrılık da Mezhep Savaşları’nın ortaya çıkmasına vesile oldu. Zincir gibi birbirine bağlı olan tarihsel süreç, gördüğünüz üzere neden-sonuç ilişkisi içerisinde cereyan etmektedir. İşlediğimiz bu konular daha sonra oluşacak olan olaylara ve Modern Avrupa ve Dünya Tarihi’ne tesir edecektir.

Bir sonraki konumuzda Siyasi Tarih I : Avrupa’da Güç Mücadelesi ve Westphalia Düzeni işleyeceğiz.

 

Hakkında Fatih Selçuk

2012 yılında İzmir Şirinyer Anadolu Lisesi'nden mezun oldum. 2012-2015 yılları arasında Bosna-Hersek Uluslararası Saraybosna Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler bölümünü okurken 2015 yılında İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi'ne geçiş yaparak Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde lisans eğitimimi tamamladım. Yüksek Lisans eğitimi için ALES'e hazırlanıyorum. İlgi alanlarım : Dünya Siyasi Tarihi(1900-Günümüz), Jeopolitik, Balkan Tarihi ve Türk Dış Politikası'dır. Halen İnstagram'da @tarihblogu isimli blog hesabımda paylaşımlarıma devam etmekteyim.

İlginizi Çekebilir

maliyet-teorisi

Maliyet Teorisi

Maliyet Teorisi Açık Maliyet: Firmaların kullandıkları girdilere yaptıkları ödemelerden kaynaklanan faliyeti ifade eder. Aynı zamanda …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Tema indir